Yuvarlak masalar

13 August 2018/Yazılar

 

İnsanlar ateşin etrafında oturarak başladılar bir araya gelmeye. Ortada ateş vardı, herkese eşit uzaklıktaydı. Dairesel oturma düzeni çok şey ifade eder takım olma yolunda. Herkes birbirine eşit uzaklıktadır. Hiyerarşik bir düzen yoktur yuvarlak masada. Herkes ifade eder görüşlerini özgürce.

Ateşle tanıştığımız o ilk zamanlardan, 20. yüzyılın iş dünyasına ışınlanırsak, dikdörtgen masalar çıkar karşımıza. Başta yönetici ekibi oturur, yakınında ona en yakın olanları görürüz. Bu dikdörtgen masaların, en uç noktalarında, hiyerarşi zincirinin son halkalarındaki çalışanlar vardır. Son yıllarda U düzen masalar çıkar karşımıza. Çok farklı olmamakla birlikte, liderin konumunu öne çıkarmayı amaçlar aslında. Tüm bunlar 1900 lü yılların başında başlayan endüstrileşme yolunda gereklidir. Güçlü yöneticiler olmalı, şöyle bir fikir soruyor gibi gözükmekle birlikte, acil olarak karar alınmalıdır. Hız önemlidir, üretim ağırlıktadır ve tartışmaya, inanmaya, güvenmeye falan pek vakit yoktur. Hedef oradadır ve kesin ve hızlı biçimde ulaşmak gerekir. Teknik olarak iyi eğitilmiş, çok çalışkan olmayı, fiziki olarak iş yerinde çok zaman geçirmek olarak tanımlayan insan kaynağına ihtiyacın olduğu bir dönemdir.

21. yüzyılın iş dünyası daha farklı gelişiyor. Ekonomik döngüler çok kısaldı. Bir bankanın ya da bir otomotiv şirketinin en büyük rakipleri kendi sektörlerinden çıkmıyor artık. Tüketicinin tüm tercih bilgilerini elinde bulunduran bir arama motoru, klasik üretim yapan firmaların tüm karlı işlerini ellerinden alabiliyor. Yıllık satış ve kar hedeflerin tutması pek bir başarı ifade etmiyor bir tekstil şirketi için, çünkü nano teknoloji ile üretilen giysiler yeni kapılar açıyor o sektörde. Sıradan başarılara değil, büyük başarılara ihtiyaç artmakta.

Şirketlerin bu yeni dünyasında oyuncu olabilmek için, tek başına çalışan insan yetersiz kalıyor. Yeni dünyanın takımlara ihtiyacı var. Birbirine güvenen, çatışma kültürüne hakim, kurallarını koymuş ve “high dream” leri olan takımlara ihtiyacı var hem de. Yöneticilerin, Liderlere dönüşmesine bu sebepten çalışılıyor. Lider olmak ise takımda herkesin adil olarak sesini duyurabileceği, her farklı iş yapış sesinin içtenlikle dinlenebileceği, farklı fikirlerin ve yaratıcılığın teşvik edileceği takımları yaratabilmekte gizli.

Bu yeni dünyadaki şirketlerde çalışan insan, günlük rutin aktivitelerden çok, şirketlerinin yeni dünyada var olması için değişim içeren projelerde zamanını geçiriyor. Projelerde takımlara ihtiyaç duyar. Üstelik zor projelerin iyi takımlara ihtiyacı vardır ve bu iyi takımları inşa etmek, hiyerarşinin değil, farklılıklardan güç alınan, yaratıcılığın teşvik edildiği, herkesin dinlendiği, ilişki sistemindeki tüm seslere ihtiyaç duyulduğu yeni bir bakış açısı gerektirir.
Bu değişime, tekrar “yuvarlak masalara” dönerek başlamanız dileğiyle.

Add comment