Otomatik davranış mı dediniz?

12 August 2018/Yazılar

 

 

Filazof Emile Chartier; “Bir düşünceden daha tehlikeli bir şey yoktur, özellikle sadece tek bir düşünceniz varsa..” diyor.

Organizasyonun içinde daha üst bir göreve geçen ya da değişen ekonomik şartların getirdiği yeni gereksinimler karşısında kalan liderler olaylara daha farklı açılardan bakmak zorunda kalıyor. Sadece tek bir yöneticilik anlayışına sahip liderlerde otomatik davranış kalıpları böyle durumlarda işe yaramıyor.

Duygusal işleyiş esnek liderliğin hammaddesidir. Duygusal işleyiş kişinin hissetiklerinden fazlasını ifade ederken, ortak hayatı paylaştığımız tüm yaşam formlarının hayat gücüyle, enerjisiyle bağlantı içeriyor. Duygularımızın işleyişini bir denizin üstündeki dalgaların git-gelleri ve gücüne benzetebiliriz. Nasıl ki bu dalgaların gücü, denizin derinliği ile ilgili ise, kişinin duyguları da onu otomatik davranış kalıplarına götürüyor. Dışardan görülen her türlü davranışı aslında duyguların işleyişi ve derinliği ortaya koyuyor.

Takımlar karşılaşılan bir sorunu çözmek adına yöneticilerini de cc ye koyarak mail trafiği başlattıklarında, amaç yöneticinin müdahil olmasını ve sorunu çözmesini beklemek oluyor. Lider ya da yönetici otomatik davranış kalıplarının etkisinde kalır ve buna göre bir davranış sergilerse, o ekip hiçbir zaman bir takım olamıyor.

Otomatik davranış kalıpları, ben noktasından biz noktasına yapılan içsel yolculukta kendini gösteriyor. Biri ilkel beyin tarafından yönetilen ve karşılaştığı her durumu ya da kişiyi kendisi için bir tehdit ya da müttefik olarak ayırırken, diğeri toplumda yaşamaya başlayan insanda sonrada gelişiyor.

Esneklik özelliğine sahip liderler sadece kendi duygusal işleyişlerinin farkında olmakla kalmayıp, ekibinin duygularını da sağlıklı olarak okudukları zaman takımlar maksimum başarı noktasına doğru yola çıkmaya başlıyor. Bu durum ise, alınan tüm kararların otomatik davranış kalıpları yerine, düşünerek hareket edilmesi ile kendini gösteriyor.

Add comment